3 Eylül 2017 Pazar

[ÇİN DİZİ ÖNERİSİ] The Empress Of China


Çin tarihinin ilk ve tek kadın imparatoru olan Wu Zetian'ın hikayesini anlatan devasa bir yapım. Yayınlandığı tarihte ve ondan sonra da Çin'in en çok izlenen dizisi oldu. Tarihi yapılar ve eşyaları, gösterişli kostümleri, saray entrikalarını oldukça seviyorum. Kore dizilerinde uzun süredir bu tarz yapımlar bulamıyordum. Çin dizilerini izlemeye başlamak için harika bir fırsat diye düşünerek, göze aldığım 96 bölümlük diziyi bitirmiş bulunuyorum.

Tarihte daima erkek hükümdarlar ve devlet adamları ön plandadır. Savaşlar dolasıyla savaşçılık daha çok erkeklerin yaptığı işler arasındadır. Siyaset, mahkeme(yargılama yetkisi) ve idari işlemler erkekler tarafından yapılmaktadır. Bu sebeple erkekler tarihte daha ön plandadır. Dizide anlatılan tarih Tang Hanedanlığı dönemidir. Çin tarihinin kadınlarla erkeklerin neredeyse eşit seviyede olduğu bir dönem. Kadınlar da bu dönemde ulusal konulanda iyi eğitimli ve bilgiliydi. Diziyi bir kenara bırakacak olursak gerçekte var olan tarihin; kadınlarında erkekler kadar eşit güce (haklara) sahip olabileceğini ve cinsiyetçi düşünceye sahip toplumun oluşturduğu tabuyu yıkılabileceğini gösteren İmparatoriçe Wu en büyük kanıtıdır.


İmparatoriçe Wu'nun Hayatı:


Wu Zetian Çin'deki çoğu genç kızdan farklı olarak babası tarafından geleneksel olarak erkekler için olan yazmak, okumak, at binmek, müzik çalmak, şiir yazmak ve halk arasında iyi konuşmayı öğrendi. 14 yaşındayken çok güzel bir kız olduğu için sarayın dikkatini çekti ve İmparator Taizong devrinde cariye olarak saraya getirildi. Sarayda hızlı bir şekilde dikkat çekti ve imparator onu Mei-Niang olarak adlandırdı. Wu bir gün yalnız kaldıklarında imparatorla konuşmaya cesaret etti. Taizong onun güzellik ve zekasından, entelektüel yeteneklerinden çok etkilenmişti ve onu sekreteri yaptı. Devlet işlerine sürekli karışmış ve Taizong'un favorisi haline gelmişti.
Devlet işleriyle ilgili görevlerini yaparken, mahkemede, bir sonraki imparator olacak olan Gaozong, Taizong  oğlu Prens Li Zhi'in dikkatini çekti. Li Zhi evli olmasına rağmen Wu'ya derinden aşıktı ve babasının cariyesi olduğu için bir şey yapamadı.


Taizong öldüğünde Wu ve diğer rahipleri başlarını tıraşlayarak Ganye Tapınağı'na gönderildi. Rahibeler olarak hayatlarını başlatmak için imparatorun ölümünden sonra yapılan yaygın bir uygulamaydı. İmparatorun cariyesi, başkaları tarafından kullanılmak üzere kabul edilemez, dindar bir düzende yeni bir hayat yaşamak zorunda kalmışlardır.
Bununla birlikte, Li Zhi imparator oldu ve Gaozong adını aldığında, yaptığı ilk şeylerden biri Wu'yu geri getirmekti. Eşi olmasına rağmen onun cariyelerinden biri yaptı.

Gaozong'un eşi Leydi Wang resmi imparatoriçeydi. Fakat İmparatoriçe'nin çocuğu olmuyordu. Bu sebeple Gaozong'un Zetian'dan bir çocuğu oldu. Zetian'ın yetkinliğini arttırmıştı zira artık Çin imparatorunun çocuğuna sahipti. Wu'nun imparatoriçe olma hırsı yüzünden doğumundan hemen sonra kızını boğarak öldürdü ve katil suçunu Wang'ın üzerine attı. İmparator Gaozong çocuğunun ölümüne duyduğu üzüntü ve öfke sayesinde bu iftiraya tamamen inanmıştı. Karısını tahtan indirdi ve resmen Wu Zetian'ı yeni imparatoriçe konumuna getirdi.

"Saraya ilk geldiğimde, herkes bana en acımasız olmayı öğretti. Çünkü kendimi ve sevdiklerimi korumanın tek yolu buydu."


Wu Zetian imparator ile birlikte ülkeyi yönetiyordu. Devlet işlerine daha fazla müdahale ediyordu. Mahkeme ve siyasi işlerede karışıyordu. İmparator Gaozong'un rahatsızlığıyla birlikte otoritesi daha fazla artmıştı. İmparator öldüğünde Wu Zetian artık resmen Çin'in hükümdarı olmuştu. Tang Hanedanı'nı ortadan kaldırdı, amacı hükümdarlığı kendi soyundan devam ettirmekti. Kadını ikinci plana atan geleneksel görüşleri yıktı. Wu Zetian'ın hükümdarlığı ondan önceki bütün kuralları alt üst etti. O, kadınların da bu tip yüksek makamlara gelebileceğini kanıtladı.

"İmparator olarak geçirdiğim 15 yıl hayatımın en yalnız zamanlarıydı."


Wu Zetian günümüzde kötü biri olarak bilinmektedir. Yüzyıllar boyu Çin tarihçileri tarafından yaşam biçimine göre bir suçlu görüldü. Kızını ve oğullarını öldürdü, kız kardeşlerini ve ağabeylerini katletti, hükümdarı öldürdü. Annesini zehirledi. Hizmetçilerine işkence ve zulüm etti. Kendi soyundan birkaç kişiyi ve Tang soyundan gelen herkesi öldürdü. Bunların hepsi tarihçilerin görüşüdür. Bazıları kanıtlarıyla bazıları ise amacının sadece taht olduğunu belirterek gözünü hırsın kapladığını iddia ederek tahminde bulunmuştur.
Diziyi izledikten sonraki görüşüm;
Akıllı ve eğitimli bir kadındı. Yetenekli bakanlar seçerken akılcı kararlar aldı, ancak hataları sık sık cezalandırdı. Kuralları boyunca Tang hanedanı hızla genişledi. Mükemmeliyetçi ve stratejik düşünen biriydi.
 O, acımasız bir katil ve acımasız bir hükümdar değildi, o sadece güçlü ama kahraman olmayan bir kadındı.

"Sarayı kimin yönettiği önemli değil, bence saray kendi kendinin efendisi. Geçişteki misafirlerden başka bir şey değiliz."




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blogumdan geçip giderken yorum bırakmayı unutma ^^
Çünkü Düşünceler Dünyayı Bile Değiştirebilir...