7 Temmuz 2015 Salı

The Princess' Man


Sonbahar rüzgarının tek seferde ağacın yapraklarını döktüğü gibiydi her şey... Sonra geri de kalan yaprakları başka rüzgarlar yavaş yavaş döküyordu. Ve yollar kurumuş yapraklarla dolmuştu, ne kadar temizlersen temizle sonbahar bitene kadar yol tekrar yapraklarla kaplanacaktı.Onların da böyleydi hayatı. Yavaş yavaş... Sanki her şey daha kötüye gidebilirmiş gibi!

Her satır onların aşkını anlatırken kağıtlara, tarihe karışıp giden gerçek bir olayı anlatıyor bu dizi. 
Senaristler tarihi tozlanmış rafların arasından alıp, karşımıza böyle bir baş yapıt çıkarmışlar.


Kötü bir hikaye bu; Düşman iki ailenin birbirlerine ölesiye aşık çocukları... Masum bir oyunla başlayan kaderleri büyük zorluklar, ayrılıklar, ölümlerle devam eden bir hayat... Her şeye rağmen birbirlerine geri dönülmez bir şekilde aşık olmaları onları kaçınılmaz bir sona mı hazırlıyor?


Kaderlerinizi yaptığınız seçimler belirler. Peki bu hikaye de siz hangi tarafı seçerdiniz? Çok değerli aileniz mi yoksa onsuz bir hayat yaşayamayacağınıza inandığınız sevdiğiniz mi? 
Hikayemize başlayalım.


Dizimiz 1453'te Gyeyujeongnan darbesini gerçekleştiren Büyük Prens Soo Yang'ın tahta çıkmak için yaptığı katliamlarla başlıyor. Daha sonra her şeyi geri sararak darbeden bir yıl öncesine gidiyor.


Lee Se Ryung: Büyük Prens Soo Yang'ın en büyük çocuğudur.  Dürüst, temiz kalpli, oldukça cesur bir kişiliği vardır.  Güzel olduğu kadar akıllıdır. Babasına çok düşkündür aynı zaman da babasının da en sevdiği çocuğudur. Kafasına buyruk bir insandır. Diğer kızlar gibi evde oturmak, ev işi yapmak yerine ata binmeyi, rüzgarı hissetmeyi sever. İnatçı bir yapısı vardır ve verdiği bir karardan, yaptığı işten geri dönmez.


Kim Seung Yoo: Başbakan Yardımcısı olan Kim Jeong Seo'nun küçük oğludur. Edebiyat, sanat ve kılıç kullanma konusunda iyidir. Akıllı, yakışıklı ve çapkındır. Önceleri daima gülen , dertsiz tasasız birisiydi. Ülkedeki en güçlü aileye sahiptir. Saray Akademisinde öğretmen olarak görev yapar. En yakın dostları Shin Myun ve Jung Jong ile içki içmeyi ve kadınlarla eğlenmeyi sever. Yine de tam bir beyefendidir.


Konusu: 
Kral Moon Jong oldukça hastadır. Oğlu Dan Jon için endişe ettiğinden hastalığını bir sır olarak saklamak ister. Büyük Prens Soo Yang tahtı ele geçirmek için planlar yapmaktır. Dan Jon'u korumak için Kral Moon Jong ölmeden önce ona en sadık ve en güvenilir kişi olan Başbakan Yardımcısı Kim Jong Seo'ya Dan Jon kral olduğunda onu Büyük Prens Soo Yang'tan korumasını ve ona ülkeyi yönetme işinde yol göstermesi emrini verir. 

Kral Moon Jong'un kızı Prenses Kyung Hye sarayda kapalı kalmaktan sıkılmıştır. Bunu bir türlü kimseye söyleyemiyordur. Hiçbir şeyden mutlu olmaz hale gelmiştir. Bu yüzden tüm hocaları ile eğlenmektedir. Hocalar artık Prensesin derslerine girmek istemezler ve birer birer akademiyi terk ederler. Prensesin dersine girme sırası bu sefer Kim Seung Yoo'ya gelmiştir. Kim Seung Yoo büyük bir özgüvenle onu alt edebileceğini düşünür ama işler sandığı gibi gitmez.

Büyük Prens Soo Yang'ın planlarından biri de ülkenin en güçlü ailesi ile birlik olmaktır bu yüzden Kim Jong Seo ile evlilik görüşmesi yaparlar. (Bu iki ailenin arası bozulmadan önce yapılmıştır. Görüşmeden bir süre sonra düşman olurlar.) Prens Soo Yang'ın kızı Lee Se Ryung bunu öğrenir ve müstakbel kocasını görmek ister. Se Ryung prenses kuzeni olan Kyung Hye'yi ziyaret ettiği bir gün Prensesin derslerine Kim Seung Yoo'nun gireceğini öğrenir. Onu bir kez olsun görmek için prensese bir teklifte bulunur. 'Derse prensesmiş gibi girmek...' Prenses'e durumu anlatır. O derse girebilirse Prenseste Se Ryungın yerine geçip saraydan çıkabilecektir. Prenses teklifi kabul eder. Sonunda prenses olan Se Ryung derse girer. Her şeyden habersiz, kendinden emin bir şekilde derse giren Kim Seung Yoo diğer hocalara yapılan oyunun kendisine yapılmadan önce o perdeyi kaldırır ve karşısında prenses sandığı Se Ryung'ı görür. Seung Yoo kendini beğenmiş, kibirli konuşmaları ve tavrıyla Se Ryung üzerinde iyi bir etki bırakmamıştır. Öyle ki prensese akıl vereceğim konuşmaları yapmak yerine Se Ryung tarafından güzelce laf yemiştir. Prenses gibi davranmak büyük bir suçtur ve Kim Seung Yoo, Se Ryung'ın yüzünü gördüğü için bundan sonraki derslere prenses yerine Se Ryung girer. Ne yazık ki dışarıda da Se Ryung ile karşılaşan Seung Yoo ile arasında hiç başlamaması gereken bir aşk başlar. 


-Dersten çıktıktan sonra...-

Eğlenceli başlayan bu aşkları izleyen herkese hayal kurduracak kadar güzeldi. Birlikte yaşadıkları anlarda ne kadar da mutluydular oysa! 








                              Kim Seung Yoo: Kalbim kalbinle yer değiştirip derin anılar bıraksın.

Lee Se Ryung: Kalbimi senin kalbinle değiştirecek olsaydım.
Seni nasıl özlediğimi ancak o zaman anlardın.

Lee Se Ryung: Bu dünyaya aşkın ne olduğunu sor.
Birlikte yaşayan insanlar aynı anda ölebilir mi?
Kim Seung Yoo: Aşk nedir diye bütün dünyaya sordum.
Bizler, hiç tereddüt etmeden ölüm bizi ayırana dek
birbirimizi sevmeye söz veriyorsak...
bunun adı aşktır.


Her şey daha kötü bir hal alabilir miydi? Sonuna kadar, her bölümde bunu dibine kadar yaşadığım hiç bir dizi olmamıştı. Beni bu kadar ağlatan iki diziden biriydi.





                                                                             
             Belirtmek istediğim, özellikle o kısmı defalarca başa alıp tekrar tekrar izlediğim sahne:

                                                                         







Final Bölümü Hakkında:
Spoiler İçermektedir!

Dizinin sonunun beni ya mutlu etmesi gerekiyordu ya da çok mutsuz. Dizinin sonunda yarım kalmış gibi hissettim bir an. İntikam için son kez Kral Soo Yang'ın canını almaya gittiğinde kısa bir an durduğu için yakalandı ve öldüresiye dövüldü. Orada her şeyin bittiğini düşündüm kesinlikle ölecekti. Hapishane de son kez hayal kurduğunda 'tamam' dedim kesin ölecek. Se Ryung'ın elinin arasından eli düşünce öldü diye ağlamaya başlamıştım. Kraliçe kaçmaları gerektiğini söyleyince çok sevindim. Son kısım da ise gözlerinin kör olduğunu öğrendiğimde büyük bir şok yaşadım. Duygularım havada kalmış gibi! Dizi bittikten sonra neden kör olduğunu bile bilmiyordum. Yaşadığım duygu patlaması ile dizi hakkında bütün bilgileri araştırdım ve yapılan bir röportaj karşıma çıktı:

Dizinin sonunda çok fazla sıkıntı olacak gibi görünüyor. Ana karakterler ölsün ya da ölmesin.
 Dizinin sonuna ne zaman karar verdiniz?

Bay Jo: Şahsi görüşüm mutlu ya da mutsuz sonun olmasının hiçbir önemi olmayacaktı.
Her halükârda, karakterlerden biri ya da her ikisi kurtulmuş olursa olsun, tam bir mutluluk gerçek
 olmayacaktı ve bu bize pek çok ihtimali göz önünde bulundurmamızı sağladı. Çok geçmeden, biz Seung Yoo’nun gözlerini kaybetmesiyle intikam almaktan vazgeçeceğine karar verdik. İzleyiciler tarafından taşlanacağımızı düşündük ancak bu şaşırtıcı derecede kötü olmadı.

Bay Kim: Kanımca biraz trajik bir son istedim. Yazar Jo'nun kılı kıpırdamamasına rağmen. Kim Seung Yoo ölmedikçe intikam almayı bırakmayacağını düşündüm. Ancak bu iyi bir uzlaşı oldu. Mutlu bir son gibi görünmesine karşın,ben bu hüzünlü ipte yürüyüşü sevdim.




İyi Seyirler Dilerim...





































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blogumdan geçip giderken yorum bırakmayı unutma ^^
Çünkü Düşünceler Dünyayı Bile Değiştirebilir...