24 Temmuz 2015 Cuma

Sarangbi...Love Rain

 "Aşk Asla Özür Dilemek Zorunda Olmamaktır."
Herkesin bir aşk hikayesi vardır. Kiminin bir hayranlıkla başlar aşkı , kiminin gizlidir, yıllarca saklar yüreğinde, kimininse bir yağmurla başlar... Sarı bir şemsiye altında, yağmurun sesine rağmen kalbinin sesini duyacak kadar çok seven iki kişinin hikayesidir bu. Sadece 3 saniyelik!



Tarih rüzgarına kapılıp giden az diziye rastlar oldum. Bu yüzünden aylardır ertelediğim diziye başlama imkanı bulduğuma çok seviniyorum. Jang Geun Suk'un dizilerini izleyeceğim diye kendime söz vermiştim. Aradan aylar geçmesine rağmen ancak bu sözü tutabildim. Geun Suk hayranı olduğum birisi. Dizide oynadığı iki farklı karakterin hakkını vermiş. Üstelik bu iki karakter kişilik olarak birbirinden çok farklı. Ayrıca dikkatimi çeken şey Seo İn Gook'un olduğu dizileri arka arkaya izlemek alışkanlık oldu. Biran izlediğim her dizide onu görür oldum. Her şekilde oyunculuğu ile her rolün hakkını verebiliyor.


Dizimizin konusuna gelecek olursak; 1970'lerde Seo In Ha ve Kim Yoon Hee birbirlerine aşık iki üniversite öğrencisidir. In Ha güzel resimler yapan ve gitar çalıp beste yapabilen yetenekli bir sanat öğrencisidir. Bir gün kampüste gezinirken Kim Yoon-Hee'yi görür. İçinde üçe kadar sayar ve aşık olmuştur. Üç saniye içinde! Yağmurun yağdığı bir günde dinmesini bekleyen Yoon Hee'yi görür. Kütüphanede sarı bir şemsiye bulur ve yanına giderek onunla tanışma fırsatı yakalar. Yoon Hee'de ona aşık olmuştur. In Ha, Yoon Hee'ye itiraf edemez. In Ha'nın en yakın arkadaşı da Yoon Hee'ye aşık olmuştur ve In Ha'dan önce itiraf etmiştir. In Ha sessizce buna göz yumar. Uzun bir süre sonra dayanamaz ve aşkını itiraf eder.


Kızımız çok hastalanır, verem olmuştur. Öksürürken kan gelecek kadar hastalanmıştır. Tedavi için Amerika'ya gider. Ve böylece ikisi de ayrılmak zorunda kalır...


Zaman hızlı bir şekilde ileri sarar. In-Ha'nın oğlu Seo Joon başarılı bir fotoğrafçı olmuştur. Babasını aksine kendini beğenmiş kibirli, yakışıklı ve istediği her kızı kendine 3 saniye içinde aşık edebilir. Yoon-Hee'nin kızı Jung Ha-Na'dır. Annesinin içine kapanık halinin aksine Ha Na neşeli birisidir.
Joon ve Ha Na şans eseri Japonya'da bir tren istasyonunda çarpışırlar ve telefonları karışır. Telefonunu bulmak isteyen Ha Na, Joon'un peşine düşer. Gelişen olaylar nedeni ile birlikte vakit geçirmek zorunda kalırlar. Joon 3 saniye takdiğini Ha-Na da dener ama başarılı olamaz. Bunu Ha Na yapınca kızımıza aşık olur. Yoon Hee ve In Ha karşılaşacak ve otuz yıldan sonra tekrar birlikte olacaklardır. Joon ve Ha Na onları bekleyen büyük engellerden habersizdir. 



Im Yoon Ah / 70'lerde Kim Yoon-Hee
Lee Mi-Sook - 2012'de Kim Yoon-Hee

Jang Geun Suk / 70'lerde Seo In-Ha

Jung Jin-Young - 2012'de Seo In-Ha

Im Yoon 2012'de Jung Ha-Na (Yoon-Hee'nin kızı)

Jang Geun Suk/2012'de Seo Joon (In-Ha'nin oğlu) 

'Bir insan yedisinde neyse yetmişinde de o' derler ya... İşte bu tanıma uyan en uygun karakter bu ,Baek Hye-Jung. In Ha'ya aşıktı yetmişli yıllarda. Nasıl aşksa çocuğun başkasını sevdiğini bilmesine rağmen evlendi. Sonrada otuz yıl boyunca hayatımı mahvettin diye söylendi. Kocası olacak adamın bir başkasını sevdiğini bildiği halde neden evlendi. Zamanla unutur sanmıştı belki, hatta Yoon Hee'nin öldüğünü bile söyledi. 'Sonuçta öldü daha ne kadar sevebilir?' mantığı ile hareket etse bile aşk bu, öyle kolay unutulmaz. 


Dizide değişimini en çok beğendiğim karakter ise Lee Sun Ho'du Tatlılık Abidesi! Özene bezene yaratılmış sanki. Favori karakterimdi. Kader de varmış demek ki yine aynı kıza aşık oldu. Geçmişte de babası sessizce bırakmıştı sevdiğini. Oğlu da aynı kaderi yaşadı diye çok üzüldüm kendisine.

Başrol oyuncuları, kötü karakterler ve beğendiğim karakterlerden bahsettikten sonra bir dizi tanıtımına daha son noktayı koyuyorum. Kaderinizde varsa aşık olacağınız kişi ile sarı bir şemsiye altında tanışmanızı dilerim.


Dizimizin OST'unu paylaşmadan olmaz: 

                                           























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blogumdan geçip giderken yorum bırakmayı unutma ^^
Çünkü Düşünceler Dünyayı Bile Değiştirebilir...